"BİLMİYORUM" DEME, "KONTROL EDİP BİLGİ VERECEĞİM" DE. AMA NE ZAMAN VE NE İÇİN GEÇERLİ?
Şu tavsiyeyi daha önce duydunuz mu ya da başkasına tavsiye ettiniz mi?
"Bilmiyorum" deme, "kontrol edip bilgi vereceğim" de.
Bu tavsiye çalışma hayatında sıkça verilir. Ben de bunu tavsiye ederim.
Ama nerede ve ne zaman kullanılacağı eklenmezse tavsiye amacının dışına çıkabilir.
Yeni tanıştığınız biri adınızı sorduğunda, "bilmiyorum" der misiniz? Ya da adınızı unutup başkasına sorar mısınız? İş hayatında bazı şeyleri adımız kadar iyi bilip "tak" diye karşımızdaki kişiye aktarabilmeliyiz.
🔍Örneğin;
Mobilya mağazasına girdiniz ve bir koltuk hoşunuza gitti. Satıcıya "bu ürünün kumaşı güzelmiş, bu kumaşın adı ve özellikleri nedir?" diye sordunuz.
Aldığınız cevap "kontrol edip bilgi vereceğim."
Ne hissedersiniz?
Bazıları bunu normal karşılayabilir.
Ama birçok kişi için bu, güveni zedeleyen bir durumdur.
Çünkü müşteri şunu düşünür: “Ne sattığını bilmeyen biriyle mi konuşuyorum?”
🔄Şimdi perspektifi değiştirelim:
Satıcı, kumaş bilgisini sonradan öğrenip size doğru şekilde aktarmış olsun.
Siz bu sefer şunu sordunuz: "İskeleti gürgen mi?"
Satıcı bu bilgiyi biliyor ve hemen cevap veriyor: “Evet, bu modelin iskeleti gürgendir.”
Ama siz bu kez şöyle diyorsunuz: “Emin misiniz? İsterseniz kontrol edin.”
Bu durumda satıcı ne düşünür sizce? Motivasyonu nasıl etkilenir?
Farklı bakış açılarından bu olay farklı farklı yorumlanabilir.
Kimisi müşteri abartıyor diyebilir, kimisi satıcı neden bu kadar az bilgiyle müşteri karşılıyor diyebilir, kimisi de bu satıcıyı öncesinde amirleri neden bir teste tabi tutmadı diyebilir.
🎯Buraya kadar tamamsak şimdi konuya giriş yapalım. "Kontrol edip bilgi vereceğim" demek mi "anında cevap vermek" mi?
İnsanların çoğu, özellikle yeni mezunlar, basamakları sağlam değil, hızlı çıkma hevesindedir. Bunu normal karşılayabilirim çünkü ben de aynı süreçleri yaşadım. Heves, özgüven ve motivasyonun en yüksek olduğu zamanlar sonuçta.
"Bilmiyorum" deme, "kontrol edip bilgi vereceğim" de; tavsiyesi de en çok bu zamanlarda gelir zaten.
"Bilmiyorum" deme, "kontrol edip bilgi vereceğim" de; tavsiyesi de en çok bu zamanlarda gelir zaten.
Yukarıdaki örnekte olduğu gibi bu haliyle sade ve eksik kalıyor. Hadi bunu tamamlayalım.
⚠️ Kritik nokta şu:
Eğer müşteriyle, tedarikçiyle ya da başka kurumlarla iletişim kuracağınız bir roldeyseniz,
işinizin temel bilgilerine hakim olmanız gerekir.
Her şeyi bilmek zorunda değilsiniz.
Ama bilmeniz gerekenleri bilmek zorundasınız.
Aksi halde:
En basit sorularda bile “kontrol edeceğim” demek
👉 Hem size hem de çalıştığınız kuruma olan güveni zedeler.
✅ Peki ne zaman doğru?
Alanınız dışındaki konularda: “Kontrol edip net bilgi paylaşayım.” demek, aksine güven oluşturur.
Çünkü bu,
👉 “Sallamıyorum, doğruluğa önem veriyorum” mesajıdır.
🧠Tabi bu örnekler işletmelerin kara kutusu gibi her departmanda mesai harcamış profesyoneller için çok geçerli değildir.
Tecrübeli kişiler neden farklı?
Gerçek profesyoneller:
Ana işine hakimdir
Yan alanlarda da yeterli bilgiye sahiptir
Daha az “kontrol etme” ihtiyacı hisseder
Ve en önemlisi:
Bunu ses tonuyla ve duruşuyla da hissettirir.
🎭 Bir de işin görünmeyen tarafı var: Her zaman ideal senaryolar olmaz.
Bizans oyunlarına dikkat edin. :)
Bazen:
Hazır olmadan sahaya sürülebilirsiniz
Zor müşterilere bilerek yönlendirilebilirsiniz
“Göster kendini” denilerek test edilebilirsiniz
Evet, iş hayatında küçük “oyunlar” olabilir.
Bu yüzden:
👉 Hevesinizi kaybetmeden
👉 Ama sağlam basarak ilerlemek gerekir
🧩 Sonuç:
Temel konularda hızlı ve net cevap → Güven oluşturur
Bilinmeyen konularda kontrol ederek dönüş → Profesyonellik gösterir
Amiriniz, kontrolü altında sizi bu süreçlere önceden hazırlamalıdır. Hazır değilseniz, acele etmemelisiniz.
Denge burada.
🔚 Kapanış
Kendi sektörümden, özellikle satış ve operasyon tarafında çalışanlar için “kontrol edip bilgi vereceğim” demenin çok doğru olmayacağını düşündüğüm bazı konuları paylaşarak bitirmek istiyorum.
Bu başlıklar, yeni başlayanlar ve mülakat sürecindeki yeni mezun adaylar için de yol gösterici olacaktır.
Umarım faydası olmuştur, tekrar görüşmek üzere :)
Dorse ve konteyner ölçüleri (en-boy-yükseklik, m³)
Ekipmanlara kaç palet sığdığı (80x120 / 100x100 / 100x120)
Parsiyel yük hesaplama mantığı
Tonaj sınırları ve yük dağılımı
T1, CMR, ATR, fatura, çeki listesi gibi evrakların mantığı ve hangi hanede hangi bilgi olduğu
Fiyat teklifi sunarken belirtilmesi gereken detaylar ve belirtilmezse yaşanacak muhtemel problemler
Doğru terminoloji kullanımı (yükleyici ve ihracatçının her zaman aynı şey olmadığı gibi)
İthalat, ihracat ve transit gümrük süreçlerinin temel işleyişi
Incoterms bilgisi
Operasyon sürecinin doğru akış sırası ve özellikle operasyon birimi için ince detayları
Tarafların sorumlulukları ve görevleri (yükleyici, ihracatçı, taşıyıcı, gümrükçü, ithalatçı, teslim yeri)
Ekipman özellikleri (üstten, yandan, arkadan yükleme vb.)
Gıda, ADR, fuar, ekspres taşımacılık temel süreçleri
Firma yetkinlikleri (hangi taşımaları yapar/yapmaz)
Spanzet ve ştanga kullanım mantığı
Geçiş belgeleri süreci(ne işe yara, nereden gelir, ne zaman gelir, kaç tane gelir, kim dağıtır gibi)
Temel AETR bilgisi
CMR Konvansiyonu
Tolga ARPACI
tolga.arpaci@teslimator.com
+90 533 035 53 13
www.teslimator.com
TESLİMATÖR LOJİSTİK - Teslimatın Kolay Yolu

Yorumlar
Yorum Gönder